top of page

Dark Tetrad; Kötülüğün Kişiliğe Bürünmüş Hali

  • Yazarın fotoğrafı: harmonikulup
    harmonikulup
  • 29 Nis
  • 6 dakikada okunur

Merhaba sevgili dostlar.

Bugün oldukça karanlık, yüzleşmesi oldukça zor bir konuya giriyoruz hep birlikte. Ama öncesinde zihninizde çok tanıdık, ürkütücü olan bir sahneyi canlandıracak hikaye paylaşmak istiyorum sizinle. Belki sizin de yaşadığınız, belki de yakın çevrenizdekilerin yaşadığı bir örnek hikaye paylaşacağım sizinle.


35 yaşındaki komşumuzun kızı ile evlenip boşandığı sürece hiç görüşmedik. İstanbul dışında yaşadığım dört yıllık dönemde, O'nun hayatında olup bitenlerden haberdar değildim. İstanbul’a döndüğümde ise boşandığını ve İstanbul'a döndüğünü öğrendim. Oldukça kötü görünüyordu. Sohbet edecek vaktimiz vardı. Ve bana hikayesini anlatmaya başladı;


“O adamla ilişkimiz başladığında gözüme kusursuz görünüyordu. Beni anlıyordu. Derin sohbetlerimizde neredeyse her cümlemin sonunu tamamlıyordu.  Ve ruh eşimi bulduğuma inandım. Karizmatikti, zekiydi, baş döndürücü bir özgüveni vardı. Evlendik. Bana kendimi dünyanın en özel insanı hissettirdi ilk zamanlar. Ama birdenbire güneş battı Cemal. Eleştirileri yapıcıydı, sertleşmeye başladı. Ardından anlamsız öfkeler, saatlerce süren tartışmalar, hatta beni gerçeklikten koparan manipülasyonlarla suçlamalar başladı. En zayıf noktama vurmaya, yaralarımı acıtmaya başladı. Ruhumu, aşkımı ve bedenimi kendine oyuncak etti. Şiddet başlayınca dayanamadım, ayrıldım.” dedi.


Bir süre daha ayrılığın üzerine konuştuk. Çektiği acıyı konuştuk. Kendini kullanılmış, değersiz hissedişini anlattı. Derken telefonun saatine bakmak için ekranı açtı. Telefon ekranında gerçekten de çok yakışıklı ve karizmatik görünen bir adamla fotoğrafı vardı.

“Bu o adam mı?” diye sordum.

“Evet.” dedi ve telefonun galerisine girerek adamla fotoğraflarını göstermeye başladı.


Dehşete kapıldım. Aylar geçmesine rağmen, o kadar gözyaşına, acıya ve yıkıma rağmen, telefonun ekranında o adamla fotoğrafı duruyordu. Çünkü kalbi hâlâ o hastalıklı adama heyecanla çarpıyordu.


Peki, neden? Kendisini böylesine incitip yaralayan, ruhunu bir kıyma makinesinden geçiren birine neden hâlâ aşk duygusu besliyordu? Neden o kirli bardağa uzanıp tekrar tekrar aynı zehiri yudumlamak istiyordu?

Çünkü sevgili dostlar, kötülük… her zaman kötü görünmez.



Karanlık Dörtlü (Dark Tetrad) Ne Demek?

Sokaklarda, plazalarda, sosyal medyada, flört uygulamalarında, AVM’lerde ve hatta kendi evlerimizde dolaşan "çekici/karizmatik kötülüğün" psikolojide bilimsel bir adı vardır; Karanlık Dörtlü (Dark Tetrad). Ve bu kavramı anlamadan, neden böyle toksik ve kötü insanlara kapılmış olduğunu anlayamaz çoğu insan. 


İlk olarak Psikolog Delroy Paulhus ve Psikolog Kevin Williams (2002) tarafından "Karanlık Üçlü" (Dark Triad) olarak literatüre kazandırılan bu kavram, daha sonra insan doğasının en karanlık, en acımasız dördüncü parçasının (Sadizm) eklenmesiyle "Karanlık Dörtlü" halini aldı. 2020 yılı itibariyle sürdürülen psikososyal çalışmalar sonunda da “Karanlık Beşli” olarak adlandırılmaya başlamıştır. 


Ama bizim bu yazıda işleyeceğimiz konu, güncel olarak PSikoloji dünyasında kabul görmüş haliyle Karanlık Dörtlü olacak sevgili dostlar.


Nedir Bu Karanlık Dörtlü?

Karanlık Dörtlü, birbiriyle örtüşen ama kendi içlerinde farklı mekanizmalarla çalışan dört kişilik özelliğinin (Narsisizm, Makyavelizm, Psikopati ve Sadizm) bir araya gelmiş halidir.


Burada çok önemli bir ayrım var sevgili dostlar; Bu özelliklere sahip olan insanlar hapishanelerde veya psikiyatri kliniklerinde yatan "seri katiller" ya da "akıl hastaları" değildirler.


Psikolojide "Klinik Altı" (Subklinik) vakalar vardır. Yani bu insanlar, dışarıdan son derece normal, hatta normalden çok daha başarılı, çekici, sosyal yetenekleri yüksek, şık görünümle aramızda dolaşırlar. Güçlü görünürler. Şirketleri yönetirler, siyasete atılırlar, çok popüler olurlar. Lider özellikleri taşırlar.


Bu dört yapıyı birbirine bağlayan karanlık "ortak çekirdekler" aşağıdaki gibidir:

Empati Yoksunluğu: Sizin ne hissettiğinizin, acı çekip çekmediğinizin onlar için hiçbir önemi yoktur.


İnsanları "Nesne" Olarak Görme: Diğer insanlar, onların hedeflerine (güç, para, seks, ego tatmini) ulaşmak için kullanılacak birer basamaktan ibarettir.


Manipülasyon Ustası Olmaları: Sınırları ustalıkla ihlal etmeyi, kolayca yalan söylemeyi ve asla suçluluk hissetmemeyi bir yaşam biçimi haline getirmişlerdir.


Bu insanlar başkalarının hayatını bir enkaza çevirirler sevgili dostlar ve enkazın altından kalkabilmek için karşımızdaki canavarı kişilik yapılarıyla parçalara ayırıp tanımamız gerekir.


Karanlık Dörtlü'nün Portresi: Narsisizm, Makyavelizm, Psikopati ve Sadizm

Sevgili dostlar, "Karanlık Dörtlü" (Dark Tetrad) dediğimiz kötücül zihin yapısının birbiriyle örtüşen ama kendi içlerinde farklı mekanizmalarla çalışan dört kişilik özelliğini aşağıda başlıklar halinde paylaşıyorum;


NARSİSİZM

Narsisizm, kendini aşırı beğenmişlik, kendini aşırı sevmek olarak bilinir ve bu bilinirliği pek yanlış sayılmaz. Ama bu tanımlar narsiszmi anlatmakta sığ kalmaktadır. 


Sığ da olsa bilindiği haliyle Narsisizm; bireyin dışarıdan tamamen saklamak üzere içindeki boşlukları, değersizlik hislerini ve özgüvensizliği başkalarından "hayranlık, haklılık (onay), özel ilgi, takdir" alması gerektiğine dair inançla tavır ve davranışlar toplamıdır. Kırılgan öz değeri böyle maskelerler.


Bitmek bilmeyen bir takdir edilme ihtiyacı ve haklılık duygusu (entitlement) hakimdir bu insanlarda. Empati kuramazlar. Kendilerini çevrelerindeki herkesten üstün görürler. Başkalarının duygu ve düşünceleri, onların dünyasında sadece yüktür.


Narsist bireyler ilişkilerin başlangıcında son derecede ilgi çekicidirler. Sizi ilgi, iltifat ve güzel duygularla adeta göklere çıkarırlar. Çünkü siz de bu ilgi, sevgi ve güzel duyguların karşılığını onlara geri verecek onlara tam da istediği şekilde değer göstereceksiniz.


Narsisistik bireyler sevme eğilimiyle ilişki kurmazlar sevgili dostlar. Onlar başkalarının kendilerini iyi hissettirme şeklini severler. Ona iyi duyguları yansıtmayı bıraktığınızda veya en ufak bir eleştiri getirdiğiniz anda, ilişkinizi paramparça edecek silahları kuşanmaya başlarlar.


MAKYAVELİZM

Bu isim, siyaset filozofu Machiavelli’nin o meşhur "Amaca giden her yol mübahtır." sözünden gelir. Narsisistler ilgi ister, makyavelistler ise güç ve kontrol…


Çıkarcılık, stratejik zeka, duygusal mesafe ve manipülasyon makyavelist bireylerin en belirgin özellikleridir. Makyavelistler her zaman hesapla ve kitapla hareket ederler. Çıkar ve fayda odaklı davranırlar. Duyguyla değil stratejiyle hareket ederler. Sizi tüm detaylarınızla öğrenirler. Zaaflarınızı hafızalarında tutarlar ki; yeri geldiğinde size karşı kullanacakları silahlar, sizin zaaflarınız olacaktır. 


Modern çağın en büyük psikolojik işkencesi olan Gaslighting (İnsanı aklından, hafızasından ve gerçeklikten şüphe ettirmek) onların uzmanlığıdır.


Sizin için ilişki bir yuva iken; bir makyavelist için kazanılması gereken bir oyundur. Ve o oyunda siz, kazanması imkansız olan bir basamaktan başka bir şey değilsinizdir. Duygusuz insanlar değillerdir. Ancak duyguyu kullanmakta narsistlerden daha da ustadırlar. 


Empati yetenekleri vardır ancak bu duygu onlar için sadece bir araçtır. Ve bu özellikleri bu makyavelistleri korkunç tehlikeli birer insan yapmaktadır.


PSİKOPATİ (Psikiyatri/Klinik Dışından)

Önemli Not: Burada bahsettiğimiz yapı, "seri katiller" gibi Klinik düzeydeki Psikopati değildir. Toplum içinde sıradan ve merhametsizlik olarak tanımlanan psikopati eğilimlerine (Klinik Altı Psikopati) sahip insanlardan bahsediyoruz.


Psikopati sahibi bireylerin en önemli özellikleri; empati yoksunluğu, dürtüsellik, korkusuzluk ve en önemlisi suçluluk duygusunun olmamasıdır.


Bir narsist size zarar verdiğinde kendini haklı görüyordur. Makyavelist ise "Amacım uğruna bunu yapmak zorundaydım." diyecektir. Ama psikopatik eğilimli biri, size zarar verdiğinde hiçbir gerekçe sunmaz. Canları öyle istediği için yaparlar. Ve gece yatağına yattığında, sizin acılarınız onun uykusunu bir saniye bile kaçırmaz.


Bir ilişkideki en korkunç, en telafisi olmayan şey, öfkeyle kavga etmek olabilir. Ancak daha tehlikeli olan; size zarar verdiğinde en ufak bir vicdan azabı, ufacık bir üzüntü dahi hissetmeyen bir Psikopatiye sahip biriyle birlikte olmanızdır. Suçluluk hissetmeyen biriyle hiçbir yara iyileşmez. Çünkü ilişkilerde pişmanlık duygusu yoksa, öğrenme de yoktur. Çünkü suçluluk duygusu yoksa, sınır da yoktur. 


SADİZM

Sonradan eklenen bir özellik olarak Karanlık Üçlü'yü Karanlık Dörtlü yapan bir başka kötücül parçadır.


Sadist bireyler, başkasının ruhsal ve fiziksel acı çekmesinden doğrudan zevk (haz) alırlar. Birinin utanç duymasından keyif alırlar, birinin güçsüz anını yakaladıklarında onun üstüne giderler ve tüm bunlar sadistlerin doyum biçimidir.

Sadistik eğilimlerin kökeninde bastırılmış öfke, değersizlik hissi, zayıflık, güçsüzlük ve yenilgi deneyimleriyle kindar bir hırsa sahip olmaları vardır.

Modern dünyada sadizm sadece fiziksel şiddet olarak ele alınmamalı sevgili dostlar. Sosyal Psikoloji alanında siber zorbalık, sosyal medyada bitmek bilmeyen linç kültürü, birini küçük düşürmek için yapılan "alaycı ve aşağılayıcı şakalar" (alay kültürü), zorbaca davranışlar, sıradan sadizmin en göze çarpan örnekleridir. Sevgilisini bilinçli bir şekilde kıskandırıp onun o anki çaresizliğini kıskanılmaktan zevk alarak izlemek, duygusal ilişkideki sadizmin göstergesidir.


Sağlıklı bir insan, acı verici bir olaya şahit olduğunda ya yardım eder. Kimisi ya korkarak ya da içi kaldıramadığı için durumdan kaçar ancak vicdanları sızım sızım sızlar. Fakat çürümüş kalplere sahip sadist bireyler, başkalarının yaşadığı zorlukları ve acı verici olayları "haz" nesnesi olarak deneyimleyen bireylerdir.


Çağın Kendisi Bir Canavarken...

Sevgili dostlar, "Karanlığın Çekim Gücü" (Dark Allure Kavramı) bir sonraki yazımızın konusu olacak. Ancak bu yazıyı bitirmeden önce, faturayı sadece o "karanlık bireylere" kesip işin içinden çıkamayız. Aynayı biraz da içinde yaşadığımız bu çağa, modern çağın getirdiklerine çevirmeliyiz..


MODERN ÇAĞ VE DARK TETRAD

Psikolojide, "Karanlık Dörtlü" özelliklerinin artışını sadece özgüvensizlik, bastırılmış öfke veya travmalarla açıklayamayız. Zygmunt Bauman'ın "Akışkan Modernite"sinde veya Guy Debord'un "Gösteri Toplumu"nda bu karanlık zihinlerin nasıl birer avantaja dönüştüğünü fark etmek zorundayız.


Sosyal Medya: Narsisizmin Kutsal Tapınağı

Bugün sosyal medya, Narsisizm'i bir hastalık olmaktan çıkarıp bir "yaşam tarzı" ve neredeyse bir "meslek" haline getirdi. Sürekli olarak kendi varlığını dışarıdan aldığı "etkileşime" hapseden bu yapıyı dışlamıyor sistem. Tam tersine, onu algoritmalarla en tepeye taşıyor. Hatta bir çok uygulama parasal olarak da ödüllendiriyor artık.


Plaza Kültürü İş dünyasına (özellikle plaza kültürüne) bakın. Sınır tanımayan, duygusal bir mesafeyle başkalarını ezip geçmeyi "liderlik" veya "stratejik deha" olarak pazarlıyorlar. Biri sizin kariyerinize haksızlıklarla zarar verdiğinde, sistem o kişiye ceza vermiyor "Hata sende, fazla duygusaldın, profesyonel değildin, kurallara göre oynamalıydın" diyerek "Makyavelist aklı" yüceltiyor.


Sadizmin "Eğlence" Pazarı

Sosyal medyada birini linç etmenin, birinin hatasını veya acısını alay konusu yaparak binlerce etkileşim almanın (Retweet veya beğeni) getirdiği hazzı düşünün. Sistem, sadizmi bir "mizah" veya bir "eleştiri" zırhı giydirerek normalize ediyor. Başkasının maruz kaldığı psikolojik şiddetten zevk alma halini sıradanlaştırıyor.


İşin provokatif ve en ürkütücü kısmı ise; Eski çağlarda kötü özelliklere sahip olanlar, kabile tarafından tehlikeli bulunur ve dışlanırdı. Ama bu çağ... bu lanet gösteri toplumu, karanlık özellikleri cezalandırmadığı gibi aksine; onu alkışlar ve ödüllendirir oldu.


Sizi manipüle eden, empati kurmayan ve kendi egosunu sizin acınızla besleyen birinden zarar gördüyseniz, kendinizi suçlamayı bırakın dostlar. Çünkü kötülüğün "karizma" olarak, acımasızlığın "başarı" olarak pazarlandığı koca bir simülasyonda hayatta kalmaya çalışan birisiniz.


Unutmayınız ki; Bu karanlığın sonu mutlak yalnızlıktır. Narsist bireyler yaşamlarını yapayalnız sürdürürler. Makyavelistlerin hayatlarında kimse kalmaz. Sadist ve psikopati sahibi bireyler de öyle… Zarar verdikleri insanlar ise; enkazın içinden iyiliğe ve insanlığa tutunmaya devam etmelidir.


Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.

Lütfen iyilikle kalın.

Görüşmek ümidiyle…


Yorumlar


iletişim
e-posta: harmoni@harmonikulup.com
whatsapp: 05302636896

© 2035, Harmoni Kulüp

bottom of page