top of page



Yapay Zekâlardan İtiraf; Yapay Zekâ Dil Modelleri Manipülatif
Arkadaşlar merhaba, Bir kaç gündür uyku düzenim darmaduman halde. Bir yandan müşterim olan işletmenin eğitimleriyle uğraşırken diğer yandan bir podcast hazırlığına girmiştim. Yayında işleyeceğimiz konu; Neden insanların yapay zekayı insan ilişkilerinin yerine koyduğu olacak. Çok sağlam bir makale taraması yaptığı için çalışacağım kaynakları ve araştırmaları Grok'tan istedim. Derken podcast yayınım ile ilgili "Yapay Zeka Dil Modelleri" savunmasına girişti. Ve psikoloji ile bil


Irkçılık! Gerçekten Bir Hastalık mı?
Çingene Bozo'nun dediği gibi "Irkçı değil, güçlü ol." Bozo'nun X Hesabı: @BlacktoGypsy Kendisine teşekkürlerimle. Merhaba sevgili dostlar. Irkçılık yazımıza bir soru sorarak başlamak istiyorum. İnsanları, sadece tek bir kelimeye indirgediğiniz oldu mu hiç? Bir kelimeye, bir etikete, bir kategoriye indirger misiniz insanları? Ve o kelimeyi, kategoriyi, etiketi duyduğunuz anda zihninizde hazır bir karakter belirir mi? Güvenilmez, sorunlu, tehlikeli, pis, kurnaz… İşte sevgili d


Alfred Adler; Ruhun Zindanından İnsanın Aydınlığına
Merhaba sevgili dostlar. Blog ve podcast yayınlarımızda, insan ruhunun karanlık dehlizlerinde geziniyoruz. Genellikle karanlık odanın baş köşesinde, purosuyla oturan ve bize "Sen geçmişinin kölesisin, sen cinselliğin ve saldırganlığın esirisin" diyen ustayı, Sigmund Freud'u anıyoruz. Freud, Psikoloji dünyasında insanı karanlık içgüdülerin kölesi olarak görme eğiliminde olan bir bilim insanıdır ve Psikanalizin babası olarak kabul edilir. Ancak biz bu yayında, psikoloji dünyası


Ön Yargılar; Zihnimizdeki Duvarlar 2
Merhaba sevgili dostlar. Geçtiğimiz Ön Yargılar ve Zihnimizdeki Duvarlar adlı yazımızda, bizi yanıltma potansiyelini gördüğümüz zihnimizin derinliklerine inmiş ve önyargı dediğimiz duvarların nasıl inşa edildiğini incelemiştik. Zihnimizin dünyayı anlamlandırmak ve bilişsel enerjiden tasarruf yapmak için nasıl "kısayollar" (Heuristics) kullandığını, insanları saniyeler içinde kategorize edebildiğini gördük. Doğrulama yanlılığı (Confirmation Bias) gibi mekanizmaların, gerçeği g


Ön Yargılar; Zihnimizdeki Duvarlar
Merhaba sevgili dostlar. Bugün kusursuz işlediğini zannettiğimiz zihnimizin, karanlık koridorlarında gezineceğiz. Yazımıza hepimiz için çok tanıdık olan bir kurguyla başlayalım; Kalabalık bir kafedesiniz. Kapıdan içeri biri giriyor. Üzerindeki kıyafete, saç kesimine, yürüyüşüne, belki telefonunu tutuşuna ya da yanındakiyle konuşurken tavırlarına bakıyorsunuz. Sadece üç saniye geçiyor. O kişiyle göz göze gelmediniz. Size henüz tek bir kelime bile etmedi. Ama zihninizde bir dos


Dark Tetrad; Kötülüğün Kişiliğe Bürünmüş Hali
Merhaba sevgili dostlar. Bugün oldukça karanlık, yüzleşmesi oldukça zor bir konuya giriyoruz hep birlikte. Ama öncesinde zihninizde çok tanıdık, ürkütücü olan bir sahneyi canlandıracak hikaye paylaşmak istiyorum sizinle. Belki sizin de yaşadığınız, belki de yakın çevrenizdekilerin yaşadığı bir örnek hikaye paylaşacağım sizinle. 35 yaşındaki komşumuzun kızı ile evlenip boşandığı sürece hiç görüşmedik. İstanbul dışında yaşadığım dört yıllık dönemde, O'nun hayatında olup bitenle


İlişkilerdeki Temel İnsan İhtiyaçları
Geçen hafta sonu, kardeşim kadar sevdiğim bir kuzenimle insan ilişkileri üzerine konuşurken “Biz karnı tok, ruhu açlıktan ölen varlıklarız. Bize ilişkilerin sadece romantizmden, cinsellikten ya da sırf mutluluktan ibaret olduğuna inandırdılar. Oysa insanın delirmemek için görülmeye ihtiyacı varmış.” dedi. Gelin, bu yazıda kuzenimin bahsettiği açlığın psikososyal haritasını birlikte çıkaralım. İnsanın ilişkilerinde gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyler neydi? Sevgi, saygı, fedakar


Anlam ve Amaç
Merhaba sevgili dostlar. Sabahları aynaya baktığınızda kendinize, "Tüm bu telaş, bu koşturmaca, bu bitmek bilmeyen yorgunluk ne için?" diye sorsanız ne cevap verirsiniz? Çünkü Kurt Vonnegut’ın hikayesinde anlattığı gibi; görünüşe göre Tanrı "tüm bunların" amacını bulma işini bize bırakmış. İyi ki de bırakmış. Çünkü o amacı, o nedeni (why) bulduğumuzda, hayatta kalmanın nasılına (how) katlanabilme gücünü de buluyoruz. İnsan, anlam olmadan yaşayabilen bir canlı değildir. Anla


Bir Çocuk Neden Katil Olur?
Sevgili dostlar, İki gündür boğazımızda cam kırıklarıyla korkunç görüntülere şahit oluyoruz. Okul koridorlarında yankılanan dehşet verici şiddet, çocukların birbirine, yaşıtlarına yaşattığı o akıl almaz vahşet hepimizin kanını dondurdu. Bir suçlu arıyoruz. Ekranda dönen mafya dizileri, şiddet içerikli bilgisayar oyunları, "psikopat" doğmuş çocuklar... Size klinik odasının ardından, en acı ve en çıplak gerçeği söyleyeyim: Hiçbir çocuk katil ya da psikopat olarak doğmaz. Çocu


Panik Atak ve Anksiyete Hakkında Her Şey
Saat gece 02:11 Şahika uykudan uyanıyor. Kalbi küt küt atıyor. Nefesi daralıyor. Elleri uyuşmuş durumda. Göğsünde bir baskı hissediyor. Ve üzerine üşüşen korkuyla zihni tam uyanık moda geçiyor. Tüm vücudu tetikte… İyi de ne oluyor? Oda aynı oda. Yatak aynı yatak. Koca aynı koca. Osura osura uyuyor adam. Yani her şey yerli yerinde. Ama Şahika’nın bedeni bir şeylerin çok yanlış olduğunu haykırıyor. 2 saat 27 dakika sonra soluğu aldıkları hastanedeki acil hekimi kan ve EKG sonuç


Sosyal Çürüme
Sayın Dr. Zeliha Bürtek hanıma en derin sevgi ve saygılarımla. Merhaba sevgili dostlar, Bu yazıyı yazmakta uzun süre tereddüt ettim. Çünkü toplumsal eleştiri, çok kolay bir şekilde bir savunmaya ya da karanlığa kapılmaya neden olur. Savunma ise ulusal ve milli duygulara sahip insanlarda saldırganca bir öfkeye neden olur. Nihilist bireylerde ise karamsarlığı güçlendirerek tamamen teslimiyete neden olur. İkisi de anlamlı değildir. Çünkü ikisi de toplumda bir dirhem iyileşmeye n


Pozitif Psikoloji
Öğlen molası... Instagram'a giriyorsunuz. Bir tane yaşam koçu sırıtarak bir şeyler anlatıyor ekrana. Yüzünde parlayan ışık, telefon ekranından size yansıyor. Önünde pahalı bir mikrofon; “Her günü harika kılmak senin elinde! Enerjini yüksek tut! Zihnini güçlü kıl! Evren sana kulak veriyor! Yapabilirsin! Bugünden başla…” Siz ise o gün işe gelmek için yataktan kalkmakta zorlanmışsınız. Muhtemelen gece kaliteli bir uyku uyumadınız. Birikmiş işler var. İlişkinizde gerilim var ya d


Modern İnsan Halleri
Aptal Şişko Özgür Dünya Dedelerimden birisi 17 yaşındayken, 15 yaşındaki anneannemle evlenmiş. Çocuk yaşlarda bir hayat kurmuşlar. İstanbul’a geldiklerinde dedem 19 yaşındaymış. Diğer dedem ise 18 yaşındayken, 15 yaşındaki babaannem ile evlenmiş. 1944 yılında muhtarlık kanunu değiştiğinde 20’sinde köyün muhtarı olmuş. Kurulu bir düzeni büyütmüş, geliştirmiş. 25 yaşında İstanbul'a göçmüş. 1947 yılında yapılan köy yolu, bugün hala köyü şehre bağlayan yoldur. Dedelerim ve ninele


Renksiz Dünyanın Renksiz İnsanları
Merhaba sevgili dostlar. Konumuz renksizleşen dünya. Ama öncesinde size biraz çocukluğumun en güzel kesitlerinden birini anlatmak istiyorum. Çünkü benim çocukluğumun yazları rengarenk olurdu ve taze boya kokardı. Anneannemin ve dedemin küçük, müstakil, tek katlı evi… Mimari bir şaheser değildi belki ama tuğladan, harçtan çok daha fazlasıydı benim için; kanlı canlı, nefes alan, içindekilerle beraber yaşayan bir evdi orası. Her yaz başında, o eski ahşap pencerelerin rengi değiş


Tükenmişlik Sendromu
Bilgilendirme: Bir Psikiyatrist eşliğinde Tükenmişlik Sendromum üzerine terapi almaktayım. Bu yazıyı yer yer “biz” diliyle kaleme alma nedenim budur. "Yürek yorulunca, ter gözden akar." Mevlana Celaleddin-i Rumi Bir süredir içimde dinmeyen bir yorgunluk ve taşımakta zorlandığımı hissettiğim bir ağırlık vardı. Dönemsel ve geçici olduğunu düşünüyordum. Bu durumun adını koymakta zorlanıyordum. Yeterince uyumuyordum. Kendime gerektiği kadar zaman ayıramıyordum. Sabahları erken uy


Simülasyonda mı Yaşıyoruz?
Sevgili dostlar merhaba… Şu an bu satırları okuyorsunuz. Ama bunu yapmadan önce telefonunuzda kaç dakika zaman geçirdiniz? Sosyal medyada ne kadar süre gezindiniz? Kaç bildirime baktınız, kaç video izlediniz, kaç fotoğraf gördünüz? Günlük ekran süreniz kaç saat? Her hafta bu ortalama biraz daha artıyor mu? Daha da önemlisi; ekran süreniz sizi rahatsız ediyor mu? Eğer günde 2-3 saati telefonunuzla geçirip bundan rahatsız olmuyorsanız, bu yazı tam size göre. "Simülasyonda mı Ya


Neden Bedenimi Sevmekte Zorlanıyorum
Aynaya bakıyorsunuz. Gözleriniz bedeninizde bir yere takılıyor. Göbeğinize, bacaklarınıza, kollarınıza, burnunuza, çenenize… Belki içinizden “keşke şöyle görünseydi…” diye bir şey geçiyor. Kötü hissediyorsunuz. Güzel/Yakışıklı olmadığınızı… Eğer öyleyse; bedenle kurulan ilişki, bozulmuş demektir... Çünkü olması gerektiği söylenen ve kalıplaşmış haliyle ideal bir kadın bedeni vardır. Ayrıca olması gerektiği söylenen ve kalıplaşmış haliyle ideal bir erkek bedeni de vardır. Bu k


Hayatın Kontrolünü Nasıl Elime Alırım?
Hayatının kontrolünü elinde tuttuğunu sanan insanlarla dolu bir dünyada yaşıyoruz. Ve aynı dünyada, hiçbir şeyin kontrolünde olmadığına inanan insanlar da var. İkisi de yanılıyor. Ama birinin yanılgısı daha tehlikeli. Her şeyin dış etkenlerle belirlendiğine, hiçbir şeyi kontrol edemediğine inanan insan, hayatının seyircisi oluyor. Bu yazı, hayatın kontrolü üzerine psikososyal bilgiler paylaşmak üzere kaleme alındı sevgili dostlar. Hepiniz hoş geldiniz. Kontrol Yanılgısı İnsan


Mutsuzluk Salgını; Final
HARMONİ KULÜP - MUTSUZLUK SALGINI SERİSİ - VI. YAZI Final Enkazların Arasında Bahçe Kurmak Merhaba sevgili dostlar. Mutsuzluk Salgını Yazı serisine “Neden mutlu olamıyoruz?” diye başlamıştık. Paylaştığımız beş yazıda da bu sorunun cevaplarını vermeye çalıştık. Hedonik adaptasyonun tuzaklarını gördük. Narsisizmin empatiyi nasıl yok ettiğini konuştuk. Sosyal maskelerin ruhun içini nasıl boşalttığını izledik. Kadın ve erkeğin birbirine nasıl yabancılaştığını ele aldık. Ve kurban


Mutsuzluk Salgını; Kurban Rolü
HARMONİ KULÜP - MUTSUZLUK SALGINI SERİSİ — V. YAZI Kurban Rolü Sorumluluklardan Kaçışın Bedeli... Merhaba sevgili dostlar, mutsuzluk salgını yazı serimizin sondan bir önceki yazısına bir soruyla başlamak istiyorum. (Sen dili samimiyetiyle...) Son bir yılda, hayatında seni mutsuz eden, yorgun düşüren, zorlayan ne varsa, onu düşünün. İş, ilişki, aile, şehir, ekonomi, siyaset, sağlık. Sizi zorlayan, her neyse… Sorum şu; Bu durumu değiştirmek için son üç ay içinde ne yaptın? Bu y
bottom of page