top of page

İnsan Psikolojisi

  • Yazarın fotoğrafı: harmonikulup
    harmonikulup
  • 7 Oca
  • 5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 13 Oca

Davranışlarımızı Yöneten Saklı Evren

Merhaba sevgili dostlar.

Blogumuzun bu yazısında, insanın en gizemli yönünü ele alacağız. Seni sen yapan, beni ben yapan düşünceler, duygular ve davranış kalıplarının ardındaki görünmez süreçlerin bilimsel yönlerini inceleyeceğiz. Konumuz "İnsan Psikolojisi"


İnsan sadece etten ve kemikten ibaret bir varlık değildir. İnsan denen varlığın her biri, algıları, anıları, duyguları, düşünceleri ve binlerce yıllık hayatta kalma mekanizmalarıyla inşa edilmiş, birer evrendir.


Peki, bu yapıyı, yani insanı insan yapan doğasının en önemli fonksiyonunu bilimsel olarak nasıl tanımlarız? Bu sorunun yanıtını psikoloji biliminin temellerine inerek paylaşacağız.


Psikoloji Nedir?

Psikoloji, Yunanca “psyche” (ruh) ve “logos” (bilgi) kelimelerinden türetilmiştir; Yani türediği haliyle Psikoloji kelimesinin anlamı “Ruh Bilgisi”dir.


Modern bilimdeki kabul görmüş haliyle bu sorunun cevabı ise; İnsanın zihinsel süreçlerini, duygusal tepkilerini ve davranış kalıplarını bilimsel olarak inceleyen disiplindir.


Psikoloji bilimi, sadece insanı incelemekle kalmaz;

“İnsan neden böyle hissediyor? Neden böyle düşünüyor? Neden böyle davranıyor?” gibi sorulara yanıtlar bularak, insanın kendine bakışını ve hayata yüklediği anlamı çözümler.


İnsan Nedir ve İnsan Psikolojisi Neden Önemlidir?

Sevgili dostlar, sizce insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellikler nelerdir?


Eminim ki çoğunuz; insanın düşünen, sorgulayan, hayal kurabilen, anlamlandırabilen, umut, vicdan, merhamet, adalet gibi duygu ve kavramları idrak edebilen bir varlık olduğunu ifade edersiniz. Ve bu ifadelerin tamamı doğrudur.


Ek olarak, insanı hayvanlardan ayıran tüm bu özelliklerden en belirgin olanı, Farkındalık (Öz-farkındalık) ve bu farkındalıkla "değişim" kapasitesi olduğu söylenebilir.


Çünkü bu dünyada, tüm canlılar arasında, yaşamdan edindiği tecrübeyle kendisine, varlığına, geçmişine, bugününe ve geleceğine dair anlam ilişkisi kuran tek varlık biziz. Hem de bu dünyada bir gün öleceğini bilerek yaşayan tek varlık olmamıza rağmen...


Dolayısıyla "İnsan nedir?" sorusuna;

"Düşünen, anlamlandıran, vicdan ve merhamet gibi duygulara sahip olan, yaşam tecrübeleriyle değişim gösteren ve de tüm bunlarla kendisiyle, kendi yaşamıyla anlam ilişkisi kuran canlıdır." yanıtını verebiliriz.


Peki tüm bu saydıklarım dışında, sizce hayvanlarla insanları birbirinden ayıran en belirgin özellik nedir diye sorsam, ne cevap verirsiniz?


Güdü ve İrade: İnsan ve Hayvan Davranışları Arasındaki Fark


Aristoteles milattan önce 300 yılında, yani bundan 2325 sene önce "İnsan düşünen bir hayvandır." demiş.


Aristo öldükten 2300 sene sonra insan bilimleri, insan ve diğer canlıların davranışları arasındaki mesafenin, sanıldığı gibi sadece düşünce fonksiyonundan ibaret olmadığını gösterdi. Artık biliyoruz ki; insan ile hayvanlar arasındaki fark, galaksiler arasındaki mesafe kadardır.


Davranış boyutunda itkiler en büyük farklardan biridie. Hayvanların davranışlarındaki en önemli motivasyon anlık içgüdüleridir (dürtü).

Yani hayvanlar dürtüleriyle hareket ederler.


İnsanlar ise bilinçleriyle, özgür iradeleriyle ve anlam inşa etme yetenekleriyle hareket ederler. İnsan güdülerine karşı irade gösteren bir varlıktır. Hatta insan davranışları, dürtülerin kontrol altına alınabildiği tek yaşam formudur.


"İnsan, dürtüleri karşısında her zaman 'evet' veya 'hayır' deme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle dürtülerin kısıtlamalarına boyun eğmek zorunda değildir. İnsan her zaman neye dönüşeceğine karar veren bir varlıktır." Viktor Frankl

İşte bu irade, bizim en büyük gücümüzdür. Bir diğer yandan büyük trajedimizdir. Çünkü irademiz, bize seçim yapma sorumluluğu yükler. Hayat boyunca, yapılan seçimler (çoğu zaman) insani trajedilerin temelini oluşturur.


Bir diğer belirgin fark ise; insanın soyutlama yeteneğidir. (Kavramlaştırma)

Hayvanlarda düşünceler, genellikle anlık duyusal ya da sezgisel durumlara dayanırken, insanın düşünceleri soyuttur.


Adalet, etik, ahlak, zaman ve Tanrı gibi fiziksel olmayan kavramlar üzerine medeni yapılar inşa etmişizdir. Bu soyutlama yeteneği, bizi sürekli bir anlam arayışına iter ve insan doğasını hayvanların doğasından ayıran bir diğer göstergedir.


Kompleks Duygular ve Metaduygular

Hayvanlarda duygular basit ve fiziksel bir tepkiyi tetikler (kaç veya saldır). Bizim duygularımız ise komplekstir ve öz-farkındalıkla iç içedir. Örneğin; hata yaptığımız için utanç hissederiz. Başkasının acısına merhamet duyarız.


Sadece hissetmekle de kalmayız; ne hissettiğimiz üzerine düşünüp, ikincil ve üçüncül duygular (metaduygular) hissedebiliriz. Olumlu ya da olumsuz hislerle boğuşma durumumuz, davranışlarımızı şekillendiren en önemli etkenlerin başında gelir.


Temel Psikolojik Süreçler

İnsan zihni, dinamiktir ve çok fonksiyonlu bir yapıya sahiptir. Elbette tüm zihinsel fonksiyonların işleyişinden sorumlu olan beynimizdir. Beynimiz psikolojinin işleyen mekanizmalarını oluşturur. "Temel Psikolojik Süreçler" dediğimiz durum, insan deneyimidir sevgili dostlar.


İnsan psikolojisinin mekanizmaları şunlardır;

Duygular: Sevgi, öfke, korku gibi hislerimiz.

Algı: Çevremizde olan biten her şeyi anlamlandırma sürecimiz.

Bellek/Hafıza: Deneyim ve bilgileri kaydetme sistemimiz.

Biliş: Düşünme, karar verme ve problem çözme işlevlerimiz.

Motivasyon: Harekete geçiren itici kaynağımız ve gücümüz.

Benlik (Self): “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz yanıtların tamamı.

Kişilik: Duygulanım, tutumlar ve davranış örüntülerimizin toplamı. Beyin ve Sinir Sistemi; Yukarıda yazan mekanizmaları işleyen ve yöneten sistemdir. Sadece üç kiloluk bir organın tüm bu işleyişi nasıl gerçekleştiğine dair henüz tüm cevaplar bulunamamıştır.


Davranışlarımızı Yöneten İlkeler

Psikoloji tarihi, insan doğasını aydınlatan sayısız keşifle dolu sevgili dostlar. Tarih boyunca da birçok teori ortaya atılmış, çürütülmüş ya da geliştirilerek günümüzde geçerliliğini korumaktadır. Yine de 1800'lü yılların sonundan beri bilimsel yapı hüviyetine kavuşan Psikoloji Disiplini insan psikolojisi üzerine temel bulgulara sahiptir.


Psikoloji bilimi insanların her birini kendine özgülüğü ile biricik olarak tanımlar. Buna rağmen 200 yılı aşan psikolojik çalışmalar dünyadaki tüm insanların bazı ortak psikolojik fonksiyonlarını belirlemiştir.

Peki; psikoloji bilimi insanların duygu ve düşüncelerle birlikte davranışlarını inceleyerek çözümleyen bir bilim dalıysa, 200 yıl boyunca insan davranışlarını nasıl açıklıyor? Psikolojide insan davranışlarını yöneten ve açıklayan ilkeler, tek bir ilke etrafında değil, farklı ekollerin ve yaklaşımların geliştirdiği çeşitli temel prensipler ve yaklaşımlar etrafında toplanmıştır dostlar.


İnsan davranışlarını yöneten ve inceleyen bu temel ilkeleri, aşağıdaki akımlar üzerinden anlatalım;


1. Davranışçı Yaklaşım: Öğrenme ve Çevresel Etki

Bu yaklaşımın temelinde, davranışın büyük ölçüde çevresel uyaranlar ve öğrenme yoluyla şekillendiği fikri yatar. Temel ilkesi koşullanma ve pekiştirmedir. Gözlemlenebilir davranışlar, çevre tarafından öğrenilir, tahmin edilir ve kontrol edilebilir.


Klasik Koşullanma (Ivan Pavlov): Bireyin, doğal olarak bir tepkiye yol açmayan bir uyarıcıya, başka bir uyarıcıyla eşleştirilmesi sonucunda tepki vermeyi öğrenmesidir. Örneğin; Uçak korkusu (Aerofobi). Uçak yolculuğunda bir kez şiddetli türbülans yaşayan biri, uçak sesi duyduğunda panik duygusuna kapılabilir.


Edimsel Koşullanma (B.F. Skinner): Davranış sonuçlarının (pekiştirme veya ceza) tarafından yönetilmesi. Hoşa giden sonuçlar (pekiştireçler) davranışı tekrarlatırken, hoşa gitmeyen sonuçlar (cezalar) davranışı azaltır.


2. Bilişsel Yaklaşım: Zihinsel Süreçler ve Bilgi İşleme

Bu yaklaşım, gözlemlenemeyen içsel zihinsel süreçlerin (düşünme, hatırlama, problem çözme) davranışı yönettiğini savunur. Temel ilkesi biliş yeteneğinin davranışı belirlemesidir. Bir olaya karşı verdiğimiz tepki, olayın kendisinden ziyade, onu nasıl algıladığımıza ve anlamlandırdığımıza bağlıdır.


Buna göre; İnsan davranışı, dış dünyadan gelen bilgilerin zihin tarafından algılanması, işlenmesi ve yorumlanması sonucunda ortaya çıkar.


Algılama Prensipleri (Gestalt): Beyin, algılarını organize etmek ve düzenlemek için bütünlük, yakınlık, benzerlik gibi kurallara uyar. Bir bütün, parçaların toplamından farklıdır.


3. Psikodinamik Yaklaşım: Bilinçdışı Güçler

Sigmund Freud ile ilişkilendirilen bu yaklaşım, davranışların altında yatan ana etkenin bilinçdışı çatışmalar, arzular ve erken çocukluk deneyimleri olduğunu savunur. Temel ilkesi bilinç dışının etkisidir. Yetişkin davranışlarının kökleri çocukluk deneyimlerine dayanır ve bilinçdışı süreçler tarafından derinden etkilenir.


Kişilik Yapısı (İd, Ego, Süperego): Davranışlarımız, kişiliğin ilkel, dürtüsel kısmı (İd), gerçeklikle uyum sağlayan kısmı (Ego) ve ahlaki yargı kısmı (Süperego) arasındaki çatışmaların bir sonucudur.


Savunma Mekanizmaları: İnsanın, Ego'yu tehdit eden bilinçdışı kaygı ve çatışmalardan korunmak için kullandığı zihinsel stratejiler (Bastırma, Yansıtma vb.).


4. Hümanist Yaklaşım: Özgür İrade ve Kendini Gerçekleştirme

İrade konusunu işlerken yararlandığımız bu yaklaşım, insanın bilinçli seçimler yapma yeteneğine ve gelişim arayışına odaklanır. Temel ilkesi kendini gerçekleştirme yolculuğudur. İnsan, özgür iradeye sahip, anlam arayan ve sürekli olarak kendi potansiyelini gerçekleştirmeye çalışan bir varlıktır.


İnsan motivasyonu, temel fizyolojik ihtiyaçlardan (yiyecek, su) başlayarak, en yüksek potansiyelini gerçekleştirmeye (Kendini Gerçekleştirme) kadar uzanan bir hiyerarşiyle yönetilir. (Abraham Maslow)


Bireyin doğası gereği olabileceği en iyisi olmaya çabalama eğilimi vardır.


Bu dört ana yaklaşımın ilkeleri, insan davranışını farklı açılardan açıklamaya çalışmaktadır.


İnsan Psikolojisi ve İnsanın Yaşam Kalitesi

Görüldüğü üzere psikoloji, insanı anlatan en kapsamlı bilim dalıdır sevgili dostlar. Bir yandan "Neden böyle düşünüyoruz, neden böyle hissediyoruz, neden böyle davranıyoruz?" sorularına yanıt ararken; diğer yandan "Nasıl daha uyumlu, daha mutlu, daha huzurlu ve daha kaliteli bir yaşam deneyimlenebilir?" sorularının yanıtlarını arayıp kişiye özgü yanıtlar bulan bir disiplindir.


Bu serinin ilk bölümünde İnsan Psikolojisi Nedir sorusunun tanımını yaptık ve bizi biz yapan mekanizmaları inceledik.


Bir sonraki "İnsan ve Psikoloji" bölümünde, Psikolojik Sorunları ve Psikolojik Sağlamlık kavramlarını derinlemesine işleyeceğim.


Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Ruhunuza huzur, mutluluk ve sağlık diliyorum.


Cemal M. Bulut

Yorumlar


iletişim
e-posta: harmoni@harmonikulup.com
whatsapp: 05302636896

© 2035, Harmoni Kulüp

bottom of page