top of page

Seks Yapmak vs Sevişmek

  • Yazarın fotoğrafı: harmonikulup
    harmonikulup
  • 9 Şub
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 5 gün önce

Reklam: "Sağlıklı İlişkiler" Eğitimimiz İçin Başvurular Açıldı. Bakınız; Tık Tık


Günümüzde cinsellik maalesef "bilinen" bir şey olmaktan çıkıp, "performans gösterisi ve tüketim nesnesi" haline geldi. İnsanlar artık cinselliği birbirleriyle bağ kurmak için değil, modern dünyanın yarattığı "yetersizlik" hissini bastırmak için yaşıyor.


Cinselliğin bilinmediğini gösteren en belirgin işaretlerden birini aşağıda sizlerla paylaşıyorum. Google Trends 2025 Türkiye verilerine göre, Google üzerinde Cinsel Yaşam konusunda en çok sorulan ilk 10 soru:

1. Penis boyu kaç santim olmalı? (Ah porno kültürü ah)

2. Cinsel ilişki ne kadar sürmeli?

3. Erken boşalma tedavisi

4. Geciktirici kremler

5. Kızlık zarı bozulduğu nasıl anlaşılır?

6. Esneme Pozisyonu nedir?

7. İkizler Burcu kadını?

8. Vajinismus tedavisi

9. Ramazanda cinsellik günah mı?

10. Cinsel gücü artıran yiyecekler

Türk insan, 2025 yılında google arama motorunda bu sorulara yanıt aramış. Ama aslında ruhları için asıl sormaları gereken soru "Kendimi ve ilişkimi bu konularda tüketmeli miyim?” olmalıydı sevgili dostlar.


"Make love vs. Make Sex" Choose your side...
"Make love vs. Make Sex" Choose your side...

Bilmek mi, Tüketmek mi?

Pek çok insan cinsel yaşamı bir nevi "sosyal aktivite" olarak kodlamış durumda. Oysa cinsel yaşam, iki insanın mahremiyet alanındaki, duygusal bağları güçlendiren, en çekici ve dürtüsel enerjisi en yüksek olan insani ihtiyacını karşılamasıdır. Eğer cinselliği sadece fiziksel performansa indirgersek, sağlıklı cinsel yaşamı tanımlayan her şeyden kilometrelerce uzaklaşırız.


Elbette İnsanlar "normali nedir?" diye kafalarındaki soru işaretlerine cevaplar arıyor. Ama bu sorunun ihtiva ettiği konu ne olursa olsun, cevap çok net sevgili dostlar; Normal olan, partnerinizle üzerinde uzlaştığınız ve her iki tarafın da "iyi hissettiği" her şeydir.


Sağlıklı mı, Sağlıksız mı?

Bugün yaşanan cinselliğin büyük bir kısmı "mekanik olarak bilinmeyen ama duygusal olarak yetersiz." deneyimlerin bir çıktısı. Elbette bastırılmışlığın ve eğitimsizliğin de rolü çok büyük. Cinselliği "performansa bağlı başarı kriteri" (performans) olarak görmek zihinsel olarak cinselliği bir imaja dönüştüğünün göstergesidir. Eğer zihninizde "Acaba yeterince iyi miyim?" veya "Yetişkin filmlerindeki kadınlar/erkekler gibi miyim?" sorusu varsa, orada cinsellik yaşanmıyor, bir illüzyon sergileniyor ve sahte bir imaj tüketiliyor demektir.


Cinselliği bir "diyalog" olarak görmek sağlıklı olandır. Sağlıklı cinsel yaşam demek; İki insanın karşılıklı olarak yakınlık arzularını ve hazlarını güvenli bir mahremiyet alanında paylaşması demektir. Elbette ki karşılıklı rıza ve onay çerçevesinde…


Tüketim Sarmalından Çıkılır mı?

Psikoterapi odalarında Psikologlar, en mutlu çiftlerin, sanılanın aksine en renkli cinsel hayata sahip olanların değil, birbirine "Beni olduğum halimle, her şeyimle görüyor ve beni böyle arzuluyor" hissini veren çiftler olduğunu deneyimliyorlar. 


Yapılan araştırmalar ise; eşiyle ya da partneriyle cinsel eyleme geçmeden önce, onlarla sadece 3 dakika boyunca göz teması kurarak, duygularını paylaşan bireylerin mutlu ve doyumlu bir cinsel hayatı olduğunu gösteriyor.


Çünkü cinsellik yatak odasına gitmeden önce, kurulan duygusal temasla beslendiğinde insan beyni, mutluluk hormonlarına ek olarak heyecan katan hormonu da salgılamaya başlıyor. Fiziksel yakınlığı güçlendirmeden önce, duygusal bariyerler güvenli bir şekilde ortadan kaldırılmak mutlu bir cinsel yaşamın en etkili yolu olarak kabul ediliyor.


Yıldız Teknik Üniversitesinde 2020 yılında, evliliğinin ilk yıllarında çiftler üzerinde yaptığı araştırmada; duygusal tatminin fiziksel uyarılmaya dayalı günübirlik ilişkilerden %65 daha fazla haz oluşturduğu sonucuna varmış. Araştırmada yüksek doyumlu cinsel yaşamın üç temel üzerine kurulduğu görülmüş. Ve bu, dünya üzerinde bu alanda yapılan araştırmaları destekleyen nitelikte bir sonuç oluşturmuş.


Mutlu ve Doyumlu Cinsel Yaşamın Üç Temel Sütunu

2020 Yılında YTÜ’de yapılan araştırmaya göre, tatmin seviyesi yüksek ve doyurucu bir cinsel yaşam "sorunsuz cinsel deneyim" değil, aşağıdaki üç konunun harmonisidir sevgili dostlar;

Ruhsal Bağ (Yakınlık): Maskelerin ve rollerin olmadığı, yargılanma korkusunun ortadan kalktığı alanda yaşanan cinsel deneyim. Bireyler partnerinin yanında "çirkin", "savunmasız" veya "nesne" gibi hissetmiyorsa, endişe ve korku gibi duygular olmadan içinden gelenleri yaşayacak alanda hissediyorsa çiftler sağlıklı bir zeminde demektir.

Onay ve Sınırlar: Partnerinin zevk almasından ya da tatmin duymasından endişe ederek rol yapmaya kalkışmadan, arzuların ve çekimin paylaşıldığı bir rıza kültürü hissediliyorsa, çiftler sağlıklı zemindedir.

Fiziksel Keşif: Partnerin bedeni bir "performans aracı ve seks objesi olarak" görmeden, tutku, merak ve heyecanla keşfetme hissi uyandırıyorsa, bununla birlikte sonuca (orgazma) odaklı değil, sürece (temasa) odaklı bir akış yaşanıyorsa birey sağlıklı zemindedir.


"Sağlıklı Cinsel Yaşamı" İnşa Etmek

İnsanlar genelde "cinsel hayatımızı canlandırmalıyız" arzusuyla çeşitli yollar ararlar. Çoğu zaman kalıp yargılarla ve bastırılmış duygularla çekimser davranarak arzularının eyleme geçmesine izin veremezler. Dolayısıyla kendilerini yetersiz hissetmeye de engel olamazlar.


Çiftler gün boyunca birbirine "duygularını önemsedikleri" mesajlar verdiklerinde duygusal erişimi gerçekleştirirler. Ve unutulmamalıdır ki; Cinse uyum "duygusal erişilebilirlik" ile başlar. Bireyler partnerinin zihnine ve duygularına erişemediği yerde, bedenine dokunmayı mekanize hale getirirler. Küçük sohbetlerle duygu aktarımı, arzu ve ilginin hissettirilmesi, duygusal kapıyı aralayan tek anahtardır.


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) cinsel sağlığı sadece hastalıkların yokluğuyla tanımlamaz. Aynı zamanda bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal bir iyilik hali olarak tanımlar. 


Çift terapilerinde gözlemlenen en çarpıcı gerçek şudur; Çiftlerin haftada kaç kez cinsel deneyim yaşadığı anlamlı değildir. Cinsel aktivite sona erdiği an, iki tarafın da kendini "sevilmiş, değerli ve görülmüş" hissetmesi, duygusal bağın gücünü belirlemek açısından anlamlıdır. Seks yapma, seviş mottosu geçerlidir.

Değerli ve görülmüş hissiyatı çiftler arasındaki bağı güçlendirirken, değersizlik hissi ve görülmemişlik hissi, partnerler arasındaki duygusal bağın zamanla kopmasına neden olur. Seks yapmak sıradanlaştırır ve değersizleştirir. Sevişmek canlandırır ve değerli hissettirir.


Sevgili dostlar;

Sağlıklı cinsel yaşam sürekli bakım isteyen bir "bahçe" gibidir. Eğer bahçede istenmeyen yabani otlar beliriyor ise bu durum, toprağın bozulduğu anlamına gelmez. Bahçede istenmeyen yabani otlar, bir süredir toprağa ve bahçeye gereken özenin gösterilmediği anlamına gelir.


Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bu yazının yazıldığı gün google arama motorunda Türkiye'de en çok arama yapılan soruların 10 tanesinin tamamı futbol, transferler, maç sonuçları. Konumuzla ne alakası var demeyin; aslında her şeyin birbiriyle alakası var. Mesela biz toplum olarak 'sonuç odaklılığın' kitabını yazmış bir milletiz. Futbolda da, yatak odasında da sadece skor tabelasına bakıyoruz. Maçın içindeki o zarif paslaşmalar, oyunun estetiği veya sahada kurulan o ortak ruh kimsenin umurunda değil; herkes 'Gol oldu mu?', 'Kaç dakika sürdü?' ve 'Maçı kim aldı?' peşinde.😅


Eğer bir derbi maçındaki ofsayt pozisyonunu analiz ettiğimizin yarısı kadar partnerimizin gözlerindeki arzuyu anlamaya çabalasaydık, bugün Google’da 'geciktirici krem' yerine 'ruhun derinliği' trend olurdu. Ama ne yaparsınız; bizde 'gol olsun da nasıl olursa olsun' mübah.


Unutmayın sevgili dostlar; cinsel yaşam 90 dakika 22 adamın bir topun peşinden koştuğu müsabaka değildir. Küme düşme korkusuyla penaltı kullanmaya çalışırsanız, o topu her zaman auta atarsınız. Ve maalesef yatak odasında 'hakem hataları' için VAR’a (Video Yardımcı Hakem) gidebileceğiniz bir ekran da yok; tek ekranınız partnerinizin size bakan o tutkulu gözleri.


O yüzden bırakın transferleri, siz kendi sahanızdaki 'duygusal paslaşmalara' bakın. Şampiyonluk değil, istikrar vaat eden bir ligde oynamak her zaman daha keyiflidir.


Konuyu ancak bağlayabildim. Okuduğunuz için tekrar teşekkür ederim. Aşkla kalın. Cemal M. Bulut

Yorumlar


iletişim
e-posta: harmoni@harmonikulup.com
whatsapp: 05302636896

© 2035, Harmoni Kulüp

bottom of page